Ana Sayfa

Forumlar 
 
\Tarih\Denizcilik Tarihi

KONU : Akdeniz’in Son Osmanlı Korsanı


     
YAZARMESAJ
Korkut Kaptanoğlu
Özel Üye
Katılım Tarihi:4/30/2008
Aktivite:666
Üye Puanı:2814
Durumu : Offline
29.06.2009 16:23:15
 

HAMİDİYE

Akdeniz’in Son  Osmanlı Korsanı

 “Hudutlarının mühim ve büyük aksamı deniz olan Türk Devleti’nin Donanması da mühim ve büyük olmak gerektir. O zaman Türkiye Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır. Mükemmel ve kaadir bir Türk Donanmasına malik olmak gayedir. Bunun ilk azimet noktası, sefain-i harbiye tedarikinden evvel onları muvaffakiyetle sevk ve idareye muktedir kumandanlara, zabitlere, mütehassıslara malikiyettir. “

                                                                                 M.KEMAL ATATÜRK
                                                                                 Hamıdeyinin Hatıra defterinden

                                Tam boyutta görüntülemek için tıklayınız.

                                                              Hamidiye


 

           

1913'te Balkan savaşının karanlık günlerinde, Akdeniz'de tek bir Türk gemisi dünyayı ayağa kaldırdı.
Rauf Orbay komutasındaki Hamidiye, 8 aya yakın bir süre boyunca düşman gemilerini vurdu.
Sahillere baskınlar yaptı, vur kaç harekatı ile büyük zayiat verdirip İstanbul'a döndü.

Hamidiye Kruvazöru  Türk denizciliğinin simgesi olmuş bir gemimizdir. Oruç Reislerin, Turgut Reislerin, Barbaros Hayrettinlerin, o Akdeniz’i bir Türk gölü haline getiren Bahriye geleneğinin , 20. yüzyıldaki bir devamıdır. Hamidiye’yi onun kahraman Komutanı Rauf Orbay’dan, Süvariyi de gemisinden ayrı düşünmek herhalde hem ikisine, hem de tarihe karşı haksızlık olur.

                                               Tam boyutta görüntülemek için tıklayınız.
                                                        Atatürk ve Rauf Orbay

Rauf bey’in Akdeniz'deki başarıları Atlantik ötesinde yankı bulmuş, The New York Times gazetesinin 13 Mart 1913 tarihli sayısında ilgili haber yer almıştı.
Rauf Orbay bir keresinde "Şüphe yok ki ben, Koca Barbaros'un bir dümen neferi dahi olamam" demişti.

Gelelim Hamidiye’nin serüvenine,

Sultan II. Abdülhamit tarafından 1903'de İngiltere’ye sipariş edilmiş olan 3805 tonluk bu kruvazör. Elswick tezgahlarında, 1904'te bitirilerek, “Abdülhamit” adıyla donanmaya katılmıştır.104 m. uzunluğunda, 14.4 m. genişliğinde olup iki adet 15, sekiz adet 12, altı adet 4.7 cm.’lik ve altı adet 37 mm’lik Armstrong topu ile donatılmıştı ve 22,2 mil sürat yapıyordu.


                                          Tam boyutta görüntülemek için tıklayınız.

                                          Hamidiye Karadeniz’de savaşırken


Hamidiye zırhlısı, 1908 yılında Sisam ayaklanmasının bastırılmasında önemli bir rol oynamıştır. 31 Mart olaylarını bastıran Hareket Ordusu Komutanı Mahmut Şevket Paşa, Yeşilköy’de karargâhını kurduğu zaman, donanma birliklerinin arasında bu gemi de bulunuyordu. Sayısız görevi başarıyla sonuçlandıran Hamidiye zırhlısı, Balkan Savaşı’ndan önce Karadeniz’de, Anadolu’dan Rumeli cephelerine yapılacak askerî nakliyatın korunmasında da kullanılmıştır. Daha sonra Bulgaristan sahillerinin kontrolü vazifesini üstlenen bu gemi, bu arada Kavarna ve Varna’yı da bombalamada kullanıldı. Hamidiye zırhlısı Rumeli’deki Şark Ordusu’nun üstün güçteki Bulgar kuvvetleri karşısında geri çekilmesi sırasında İstanbul’u Bulgarlardan korumak üzere donanmanın Marmara ve Karadeniz sahillerinde giriştiği müdafaa hareketine katıldı ve çok önemli başarılar elde etti. Daha sonra Köstence İstanbul arasındaki nakliyatı himaye için Karadeniz’e çıktığında Bulgarlar tarafından torpillendi. Tamirinden sonra Çanakkale’ye giderek donanmanın Yunan deniz kuvvetlerini karşılamak üzere giriştiği harekâtta kullanıldı. 

                            Tam boyutta görüntülemek için tıklayınız.
                                                   Hamidiye’nin Maketi


14 Ocak 1912'de Rauf (Orbay) Bey komutasında boğazdan çıkan Hamidiye, Akdeniz’de fırtına gibi esmeye başladı  Hamidiye İtalyan çizmesinin topuğunda, karşısına çıkan Leros isimli bir Yunan şilebini, mürettebatını aldıktan sonra mahmuzlayarak batırdı. Buradan Şinkin limanına giren gemi, ateş ederek limana yaklaştı. Gemilerin hemen hepsi isabet aldı; altısı battı. Bu baskın bütün dünyada duyuldu. Hamidiye artık tılsımlı gemiydi. Kah orada kah burada görülüyor adeta uçuyordu.
Hamidiye İstanbul limanından ayrılışından tam 7 ay 24 gün sonra başkente döndü. 10 bin mil yapan gemi batıda Malta'dan doğuda Cidde'ye kadar uzanırken, Osmanlı deniz savaşları tarihine parlak zaferler kazandırmıştır.


                         Tam boyutta görüntülemek için tıklayınız.
                                         Hamidiye’nin Akdeniz harekatı


7 Eylül 1913 günü İstanbul'a varışta halk sahillere akın etmiş, insanlar kayıklara doluşup denizde Hamidiye'yi selamlamıştı.

                              Tam boyutta görüntülemek için tıklayınız.



Hamidiye I. Dünya Savaşı’nda yarbay Vasıf Muhiddin Bey komutasında çok önemli görevler almıştır. Sonra bir süre okul gemisi olarak kullanılmış; 1924 yılında Deniz Harp Okulu öğrencileri ile tatbikata çıkan Hamidiye uğradığı limanlarda halkın görülmemiş tezahüratıyla karşılanmıştı.

12 Eylül 1924' de Atatürk, Karadeniz seyahatini Hamidiye ile yapmıştır. 1926'da Hariciye vekili Tevfik Rüştü (Aras) Bey’i Rusya Hariciye Komiseri Çiçerin’le görüşmek üzere Odessa’ ya “Hamidiye” gemisi götürmüştür.

Hamidiye, uzun bir süre Cumhuriyet donanmasının kumandan gemiliğini yapmış, 2 Eylül 1928 tarihinde Atatürk’ün Ertuğrul yatından bizzat idare ettiği tatbikatta komutan gemisi olarak görev almıştır. Bir süre ihtiyat filo sancak gemisi olmuş, 10 Eylül 1964 yılında hurdaya çıkarılmıştır.


Toplam 2 Oy Kullanıldı%100%0
Bora Arasan
Yönetici
Katılım Tarihi:11/20/2007
Aktivite:1497
Üye Puanı:5771
Durumu : Offline
01.07.2009 15:19:23
 

Hamidiye tipik korsan taktikleri ile denizde yol almıştır. Ne zaman nerede karşılarına çıkacağını bilemeyen düşman gemileri ve kıyı kentleri korkudan hareketsiz kalmıştır.

Bunu şuradan anlayabiliriz.

Osmanlı donanması Ege 'ye çıkmak ister. Ne yazık ki eski ve yavaş gemilerden müteşekkil donanmanın karşısında güçlü bir Yunan donanması verdır. Sancak gemisi Averoff 'tur. Bizimkiler her ne kadar sessiz sedasız planlar yaptıklarını sansalarda durum farklıdır. Çoktan donanmanın rotası, içeriği öğrenilmiş haber Yunanistana ulaştırılmıştır. Düşman donanması beklemededir.

Sessizce düşman hatları geçilir. Donanma zayıfta olsa yine de bir güçtür ve riske edilemez. Fakat Hamidiye artık düşman hatlarını aşmıştır.

Önce İzmir 'e dönecekmiş gibi yapıp Anadolu kıyılarına yönelirse de ardından Giritin güneyinden sarkarak yoluna devam eder. Hamidiye 'nin olduğu her yere yunanlılar en az üç kruvazörün olduğu bir filotilla gönderirler. Ama asla Averoff zırhlısını riske edip peşine takamazlar.

Hamidiye bundan yıllar sonra 2. Dünya savaşında alman denizcileri tarafından kullanılan taktiklerin örneğini oluşturmuştur.

Toplam 1 Oy Kullanıldı%100%0
Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Dogudanbatiya.com ve yöneticileri sorumlu tutulamaz.
Ana Sayfa      Biz Kimiz?      Bize Yazın.     Tavsiye Edin.     Sıkça Sorulan Sorular     Site Kuralları     Linkler