PONTUSÇU ETKINLIKLER
I.Dünya savasini Osmanli Devleti açisindan sonlandiran 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateskesi’dir. Devlet topraklarini Baglilasik devletlerin isgaline açik birakan çok agir yargilar tasimaktadir, bu ateskes. Baglilasiklarin kiskirtmasiyla Dogukaradeniz ve Ortakaradeniz bölgesinde, o zamana degin sorunsuz yasayan ‘azinliklar’, Degisik adlar altinda ayrilikçi kuruluslar olusturmaya baslarlar. Bunlarin basinda bu bölgede Pontus Devleti kurma düsü gören Rum örgütler gelir.
Pontus sözcügü, Helen dilinde Deniz anlami tasir. Eskiçaglarda bu ad; bölgede, önce ‘Deniz Tanrisi’ sonralari ise “Pontus eixinos” / Karadeniz adiyla özdeslesir. Tek basina Pontus sözcügü de bu denizin güneydogu kiyilirinin cografi bölge adi olarak olagelir.
Euxinos’un anlami; karanlik, ugursuz demek olan “ahsene” sözcügünden gelmektedir. Karadeniz’in borali karanlik sularindan ötürü verilen bu ad, XX. yüzyila degin yasar. Helenler; Deniz Tanrilarini yatistirmak için bu sözcügü, ‘konuksever’ anlamina gelen Euxinos’a çevirerek kullanmislardir. Türkçe Karadeniz deyimi, Türklerin Anadolu’ya girisinden sonra ortaya çikmistir.
Pontus adi genellikle Kuzeyanadolu’nun dogu kiyilari için kullanilmakla birlikte, tanimladigi alan zamanla degisiklikler gösterir. Irys / Yesilirmak, Halys / Kizilirmak ve Kelkit Havzasi Pontus sayildigi gibi; bu alanda da genisleyerek Dogu’da Kafkaslardan tüm Karadeniz kiyilari boyunca Sinop ötelerine degin yayildigi görülür. Yakin dönemlerde ise bu bölge Samsun-Trabzon kiyilari ile iç bölgesi / ‘hinterland’i olarak sayilmistir.
Bölge yerli halkinin kökenleri konusunda sonsuz söylentiler var. Bir kisminin Anadolu içlerinden geldigi belirtilse de, bu Ortakaradeniz için belki geçerlidir. Dogukaradeniz Bölgesi’nin Laz ve Hemsin bölgeleri için geçerli degildir.
Sonuç saymacasiyla; Kuzey Anadolu’nun Eskiçag’larinda Pontus denilen bu bölgenin, irk bakimindan, bagli olduklari irkin saptanmasi olanaksiz olan, fakat Dogu’da ‘Kafkasyali’, Bati’da ‘kökeni belli olmayan’ biçiminde görülerek, olagan bulunan kavimler yasamistir.
Dogu Roma’nin egemen oldugu topraklara “Romania”, halkina da “Romai” denmekteydi. Araplar bu deyimi “Rum” biçiminde kullanmislar ve öylece yayginlasmistir.
Pontus deyiminin siyasal içerikli olarak ortaya atilmasi XX. yüzyilda olur. Bu dönemde Osmanli eski erkinde degildir. Avrupa büyük devletlerinin yayilmaci siyasacilarina hedeftir. Osmanli yönetiminden ayrilip, bagimsiz olan devletler de, ayni nedenlerle karsi-Osmanli siyasa izlerler. Ege havzasi denizci-tecimen kent devletlerinin, Dogukaradeniz kiyilarindaki yerel tecimsel varliklarinin, yüzlerce yil sonra siyasal ayrilikçi Pontusçuluk eregiyle ortaya çikmasi, aslinda Yunan genisleme siyasasidir.
Pontusçu etkinliklerin önemli yüzleri olarak dis siyasada Yunanistan, içte ise Fener Rum Patrikhanesi, destekçi ve kivlayicisi / tesvikçisi olarak görülmektedir. Bu iki öge, Mondros Ateskesi’nin getirdigi siyasal kosullardan yararlanarak edimsel isbirligine girer. Anadolu’da Rum devlet olusumuna, olanaklar elverirse de bunun Yunanistan’a baglanmasi çabasini gösterirler.
Pontusçu etkinliklerin içteki en önemli yüzü Chrysantos’tur. Gümülcineli olup aile adi Filipides’tir. Heybeliada Ruhban Okulu’nda yetisir. Dört yil Almanya ve Isviçre’de ögrenimde bulunur. Trabzon Metropolitligi sirasinda Pontusçuluk adina etkinliklerde bulunur. I. Dünya Savasi, Trabzon’un Rus isgalinde; Ilçe Belediye Meclis Seçimi’nde Rum üyelerin kazanmalarini saglar. Sonrasinda bu sonuçlari Paris Baris Konferansi’na sunarak, Rum çogunlugun kaniti diye kullanir.
Chrysantos, Paris Konferansi’na, “Kiygin Rumlarin Temsilcisi” sani ile katilir.
Chrysantos, konferansa gitmeden önce Karadeniz kiyisi metropolitlerden sayibilimsel bilgiler ister. Bu etkinligiyle Türk-Rum iliski dereceleri, Çetelerin silah durumlari, Rum köylerine zarar verilip verilmedigi, bölgedeki Türk asker sayisi, Mülkiye memurlarinin adlarini ögrenmek ister.
Chrysantos, 23 Temmuz 1919’da Ingiltere’ye geçer. Londra’da, Ingiliz Disisleri Bakan Yardimcisi Sir Ronald Graham’la görüsür. Trabzon’a asker gönderilmesini, Ingiliz yönetimi altinda yerli Jandarma birlikleri kurulmasini önerir. Türkiye’den, Pontus için büyük bir toprak parçasi koparmak, Yunanistan’daki gönüllüleri oraya tasiyarak bir Pontus ordusu kurmak düsüncesindeydi. Bu ordu Ingilizlerce onaylanmayarak herhangi bir devinimde bulunulmaz.
Chrysantos, 9 Kasim 1919’da Trabzon’a döner. Türk ve Rum halkinin, Anadolu Uygarligi’ni canlandirip berkitecegi yolunda bildirimde bulunur. Trabzon Valisi haydar Bey’le ayni gemide Trabzona gelir. Limanda olumlu gösterilerle karsilanir. Sonrasinda vali’yi görmege gittiginde Trabzon ve çevresi yasayanlarinin, bir arada yasamalari zorunlulugundan söz eder.
Chrysantos’un bu ve benzeri bildirilerine sonralari da karsilasilir. Ama ne denli içtendir? Rum halkini Pontus düsüncesinden geri çevirmek ve Müslümanlarla birlesmeyi saglamak amaciyla Batum’a gider. 18 Aralik 1919’da bir Pontus Hükümeti kurdugu ve Ermeni-Rum Konfederasyonu için girisimde bulundugu görülmektedir. Ilimli tavirlarinin arkasinda, Izmir Isgalcisi Yunanlilarin kesin utkusunu bekledigi anlasilmaktadir.
Büyük utkudan sonra idam yargisi aldigi için, Yunanistan’a kaçan Chrysantos’un, burada Atina Baspiskoposluk ve Yunan Kilisesi’nin önde gelen din adami oldugu görülüyor.
Pontusçu etkinliklerin diger önemli adi da Konstantinidis. Marsilya’ya yerlesen Rum isadamidir. Etkinlikler için büyük parasal giderlerde bulunur. 4 Subat 1918’de, Marsilya’da “Disaridaki Pontuslular Kongresi” düzenleyip baskanligini yapar. Avrupa-Amerika Pontuslularini bir araya getirir. Bu kongredeki söyleviyle, Pontuslular için Türk yönetiminden kurtulmak ve öc alma zamaninin geldigini ilan eder. Fransa-Ingiltere-Atina etkinlikleriyle, savasimda birlik saglamak amacinda oldugunu belirtir. Trabzon’un, Osmanlilarca alinmasini “esarete düsüs” olarak niteler. Her zaman Yunanliligin dirilecegi umuduyla bölge Rum halkinin ‘milliyet’ini korudugu savinda bulunur. Kongrede, Batum Pontus Etkinlikleri’nden de söz ederek; onyedibin gönüllünün bulundugunu, bunun kisa sürede ellibin’e ulasacagini sandigini belirtir. Önerisi üzerine, Rus Hariciye Komiseri Troçki’ye telgraf çekilerek, yardimlarinin istenmesi kararlastirilir.
Konstantinidis’in Batum ve Kafkasya’da Rum Gönüllü Taburlari’nin olusturuldugunu bildirmesi, kongrede büyük coskuyla karsilanir. Bunun üzerine Konstantinidis’in, “Umum Pontuslular Birligi” adina, Batum Gönüllüler Komutani Miralay Anonya’ya ve Batum yoluyla Trabzon Metropoliti Chrysantos’a su telgrafin çekilmesi kararlastirilir. “Her taraftan Pontuslular Kemali meserret ve gururla Kafkasya’daki Yunan Firkalarinin teskil ve içtimimi selamlar ve bu suretle hukuku milliyenin bilfiil himaye ve muhafazasindan dolayi arz ve minnetden ederler. Hariçteki Pontuslular Meclisi Reisi Konstantin”
Pontusçulugun diger ünlü yüzlerinden Anonya ise, aslinda Rum olup, Rus ordusunda yükselen bir askerdir. Batum ve Kafkasya’da bulunan Rum halk, Anonya’nin komutasinda bir firka olusturur. Bu firka, Kafkasya Bolsevikleri tarafindan dagitilmamis olsaydi, Trabzon taraflarina girmek üzere hazirlanmisti.
Pontusçuluk etkinliklerinde adi geçen diger bir kisilik de Yunan Ordu Subayi Albay D. Kathoniotis. Ocak 1920’de, Pontus’taki Rum’lari askeri birlikler biçiminde örgütlendirmek üzere Venizelos tarafindan Tiflis ve Batum’a gönderilir. Tiflis’te, 16 Ocak 1920’de Anonya, Kathoniotis ve Ermenistan’i temsilen General Termenesian arasinda imzalanan anlasmayla “Milli Mücadele”ye karsi birlesik cephe olusturacaklarina inanirlar. Böylece doguda bir Rum-Ermeni isbirligi gerçeklestirmege çalistirilmis olur.
Pontusçulugun yogunlastigi yerlerden biri de Batum. Tecimen, M. Bünyadoglu’nun önderliginde siyasal ve parasal etkinlikler olusur. Pontusçu çabalar, Ingilizlerin Batum’u isgalleriyle artar. Türk Ordusu’nun terhisiyle el konulan silahlarin tümü Rum ve Ermenilere dagitilir. Ingiliz ve Fransiz subaylar, Islam ve, Bolseviklerle anlasabilecekleri endisesiyle Ermeni ve Rumlari desteklerler.
Mondros Ateskesi’nden sonra, Bünyadoglu’nun çabalariyla canlanan “Pontus Cemiyeti”nin ilk üyeleri; Trabzon, Amasya, Samsun ve Kayseri Metropolitleri. Sonradan bu üyeler arttigi gibi cemiyetin Atina, Paris, Londra subeleri de açilarak, 1 Eylül 1920’de Atina’ya ilk resmi gezilerini yapar.
Pontus halkini temsil ettigini savlayan bu cemiyet, 23 Subat 1919’da baskan Bünyadoglu, Baskan Yardimcisi E. L. Kolossi ve Genel Sekreter D. Thedidis tarafindan imzalanan ve Istanbul’da Ingiliz Yüksek Komiserligi’ne gönderilen bir önergeyle “Rum Karadeniz Cumhuriyeti” kurulmasi önerilir. Batum’da, Bünyadoglu’nun onbin rublelik payiyla önderligini yaptigi bir “Pontus Bankasi” kurulur. Bu etkinlige, Trabzon ve Samsun halkinin da katilimini saglamak için görevlendirilenler yine Bünyadoglu ve E. Yuvanidis.
Pontus Cemiyeti, bir yönden de Karadeniz kiyilarina göçü organize eder. Bu amaçla Batum’da toplanan Rum sayisi onbirbin olur. Bunlarin bir kismi vapurla Istanbul-Kirkkilise üzerinden Selanik’e gönderilir.
---------------> sürecek