Ana Sayfa

Forumlar 
 
\Tarih

KONU : Tarihsel Süreçte Dogukaradeniz


     
YAZARMESAJ
Bora Arasan
Yönetici
Katılım Tarihi:11/20/2007
Aktivite:1497
Üye Puanı:5771
Durumu : Offline
13.05.2008 14:25:03
 Demekki Trablusgarpta ki durum burada da olmuş.

Donanma topçusunun menzili kadar içeri girebilmişler orada da. Gerisi bizim kontrolümüzde. Güçlü donanma olmaması ne acı sonuçlar doğuruyor.

Donanmanın lojistik önemini şu örnekle vereyim. Kanal cephesinde, Fransızların Marsilya limanından kalkan bir ingiliz nakliye gemisi maksimum 19 günde (en kötü gideni bu) İskenderiyeye varabilmiş. İstanbuldan kalkan Türk ordusu ise en iyi 70 günde Kanalın doğu yakasına varmış. Askerlerimizin bunca yolu sırtlarında mühimmatla yürüyerek ve saldırılara açık bir şekilde kat ettiğini de unutmayalım.
Hiç Oylanmadı
Hursit Saral
Özel Üye
Katılım Tarihi:2/2/2008
Aktivite:166
Üye Puanı:456
Durumu : Offline
21.05.2008 13:26:27
 

PONTUSÇU ETKINLIKLER

 

I.Dünya savasini Osmanli Devleti açisindan sonlandiran 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateskesi’dir. Devlet topraklarini Baglilasik devletlerin isgaline açik birakan çok agir yargilar tasimaktadir, bu ateskes. Baglilasiklarin kiskirtmasiyla Dogukaradeniz ve Ortakaradeniz bölgesinde, o zamana degin sorunsuz yasayan ‘azinliklar’, Degisik adlar altinda ayrilikçi kuruluslar olusturmaya baslarlar. Bunlarin basinda bu bölgede Pontus Devleti kurma düsü gören Rum örgütler gelir.

 

Pontus sözcügü, Helen dilinde Deniz anlami tasir. Eskiçaglarda bu ad; bölgede, önce ‘Deniz Tanrisi’ sonralari ise “Pontus eixinos” / Karadeniz adiyla özdeslesir. Tek basina Pontus sözcügü de bu denizin güneydogu kiyilirinin cografi bölge adi olarak olagelir.

 

Euxinos’un anlami; karanlik, ugursuz demek olan “ahsene” sözcügünden gelmektedir. Karadeniz’in borali karanlik sularindan ötürü verilen bu ad, XX. yüzyila degin yasar. Helenler; Deniz Tanrilarini yatistirmak için bu sözcügü, ‘konuksever’ anlamina gelen Euxinos’a çevirerek kullanmislardir. Türkçe Karadeniz deyimi, Türklerin Anadolu’ya girisinden sonra ortaya çikmistir.

 

Pontus adi genellikle Kuzeyanadolu’nun dogu kiyilari için kullanilmakla birlikte, tanimladigi alan zamanla degisiklikler gösterir. Irys / Yesilirmak, Halys / Kizilirmak ve Kelkit Havzasi Pontus sayildigi gibi; bu alanda da genisleyerek Dogu’da Kafkaslardan tüm Karadeniz kiyilari boyunca Sinop ötelerine degin yayildigi görülür. Yakin dönemlerde ise bu bölge Samsun-Trabzon kiyilari ile iç bölgesi / ‘hinterland’i olarak sayilmistir.

 

Bölge yerli halkinin kökenleri konusunda sonsuz söylentiler var. Bir kisminin Anadolu içlerinden geldigi belirtilse de, bu Ortakaradeniz için belki geçerlidir. Dogukaradeniz Bölgesi’nin Laz ve Hemsin bölgeleri için geçerli degildir.

 

Sonuç saymacasiyla; Kuzey Anadolu’nun Eskiçag’larinda Pontus denilen bu bölgenin, irk bakimindan, bagli olduklari irkin saptanmasi olanaksiz olan, fakat Dogu’da ‘Kafkasyali’, Bati’da ‘kökeni belli olmayan’ biçiminde görülerek, olagan bulunan kavimler yasamistir.

 

Dogu Roma’nin egemen oldugu topraklara “Romania”, halkina da “Romai” denmekteydi. Araplar bu deyimi “Rum” biçiminde kullanmislar ve öylece yayginlasmistir.

 

Pontus deyiminin siyasal içerikli olarak ortaya atilmasi XX. yüzyilda olur. Bu dönemde Osmanli eski erkinde degildir. Avrupa büyük devletlerinin yayilmaci siyasacilarina hedeftir. Osmanli yönetiminden ayrilip, bagimsiz olan devletler de, ayni nedenlerle karsi-Osmanli siyasa izlerler. Ege havzasi denizci-tecimen kent devletlerinin, Dogukaradeniz kiyilarindaki yerel tecimsel varliklarinin, yüzlerce yil sonra siyasal ayrilikçi Pontusçuluk eregiyle ortaya çikmasi, aslinda Yunan genisleme siyasasidir.          

 

Pontusçu etkinliklerin önemli yüzleri olarak dis siyasada Yunanistan, içte ise Fener Rum Patrikhanesi, destekçi ve kivlayicisi / tesvikçisi olarak görülmektedir. Bu iki öge, Mondros Ateskesi’nin getirdigi siyasal kosullardan yararlanarak edimsel isbirligine girer. Anadolu’da Rum devlet olusumuna, olanaklar elverirse de bunun Yunanistan’a baglanmasi çabasini gösterirler.

 

Pontusçu etkinliklerin içteki en önemli yüzü Chrysantos’tur. Gümülcineli olup aile adi Filipides’tir. Heybeliada Ruhban Okulu’nda yetisir. Dört yil Almanya ve Isviçre’de ögrenimde bulunur. Trabzon Metropolitligi sirasinda Pontusçuluk adina etkinliklerde bulunur. I. Dünya Savasi, Trabzon’un Rus isgalinde; Ilçe Belediye Meclis Seçimi’nde Rum üyelerin kazanmalarini saglar. Sonrasinda bu sonuçlari Paris Baris Konferansi’na sunarak, Rum çogunlugun kaniti diye kullanir.

 

Chrysantos, Paris Konferansi’na, “Kiygin Rumlarin Temsilcisi” sani ile katilir.

 

Chrysantos, konferansa gitmeden önce Karadeniz kiyisi metropolitlerden sayibilimsel bilgiler ister. Bu etkinligiyle Türk-Rum iliski dereceleri, Çetelerin silah durumlari, Rum köylerine zarar verilip verilmedigi, bölgedeki Türk asker sayisi, Mülkiye memurlarinin adlarini ögrenmek ister.

 

Chrysantos, 23 Temmuz 1919’da Ingiltere’ye geçer. Londra’da, Ingiliz Disisleri Bakan Yardimcisi Sir Ronald Graham’la görüsür. Trabzon’a asker gönderilmesini, Ingiliz yönetimi altinda yerli Jandarma birlikleri kurulmasini önerir. Türkiye’den, Pontus için büyük bir toprak parçasi koparmak, Yunanistan’daki gönüllüleri oraya tasiyarak bir Pontus ordusu kurmak düsüncesindeydi. Bu ordu Ingilizlerce onaylanmayarak herhangi bir devinimde bulunulmaz.

 

Chrysantos, 9 Kasim 1919’da Trabzon’a döner. Türk ve Rum halkinin, Anadolu Uygarligi’ni canlandirip berkitecegi yolunda bildirimde bulunur. Trabzon Valisi haydar Bey’le ayni gemide Trabzona gelir. Limanda olumlu gösterilerle karsilanir. Sonrasinda vali’yi görmege gittiginde Trabzon ve çevresi yasayanlarinin, bir arada yasamalari zorunlulugundan söz eder.

 

Chrysantos’un bu ve benzeri bildirilerine sonralari da karsilasilir. Ama ne denli içtendir? Rum halkini Pontus düsüncesinden geri çevirmek ve Müslümanlarla birlesmeyi saglamak amaciyla Batum’a gider. 18 Aralik 1919’da bir Pontus Hükümeti kurdugu ve Ermeni-Rum Konfederasyonu için girisimde bulundugu görülmektedir. Ilimli tavirlarinin arkasinda, Izmir Isgalcisi Yunanlilarin kesin utkusunu bekledigi anlasilmaktadir.

 

Büyük utkudan sonra idam yargisi aldigi için, Yunanistan’a kaçan Chrysantos’un, burada Atina Baspiskoposluk ve Yunan Kilisesi’nin önde gelen din adami oldugu görülüyor.

 

Pontusçu etkinliklerin diger önemli adi da Konstantinidis. Marsilya’ya yerlesen Rum isadamidir. Etkinlikler için büyük parasal giderlerde bulunur. 4 Subat 1918’de, Marsilya’da “Disaridaki Pontuslular Kongresi” düzenleyip baskanligini yapar. Avrupa-Amerika Pontuslularini bir araya getirir. Bu kongredeki söyleviyle, Pontuslular için Türk yönetiminden kurtulmak ve öc alma zamaninin geldigini ilan eder. Fransa-Ingiltere-Atina etkinlikleriyle, savasimda birlik saglamak amacinda oldugunu belirtir. Trabzon’un, Osmanlilarca alinmasini “esarete düsüs” olarak niteler. Her zaman Yunanliligin dirilecegi umuduyla bölge Rum halkinin ‘milliyet’ini korudugu savinda bulunur. Kongrede, Batum Pontus Etkinlikleri’nden de söz ederek; onyedibin gönüllünün bulundugunu, bunun kisa sürede ellibin’e ulasacagini sandigini belirtir. Önerisi üzerine, Rus Hariciye Komiseri Troçki’ye telgraf çekilerek, yardimlarinin istenmesi kararlastirilir.

 

Konstantinidis’in Batum ve Kafkasya’da Rum Gönüllü Taburlari’nin olusturuldugunu bildirmesi, kongrede büyük coskuyla karsilanir. Bunun üzerine Konstantinidis’in, “Umum Pontuslular Birligi” adina, Batum Gönüllüler Komutani Miralay Anonya’ya ve Batum yoluyla Trabzon Metropoliti Chrysantos’a su telgrafin çekilmesi kararlastirilir. “Her taraftan Pontuslular Kemali meserret ve gururla Kafkasya’daki Yunan Firkalarinin teskil ve içtimimi selamlar ve bu suretle hukuku milliyenin bilfiil himaye ve muhafazasindan dolayi arz ve minnetden ederler. Hariçteki Pontuslular Meclisi Reisi Konstantin”

 

Pontusçulugun diger ünlü yüzlerinden Anonya ise, aslinda Rum olup, Rus ordusunda yükselen bir askerdir. Batum ve Kafkasya’da bulunan Rum halk, Anonya’nin komutasinda bir firka olusturur. Bu firka, Kafkasya Bolsevikleri tarafindan dagitilmamis olsaydi, Trabzon taraflarina girmek üzere hazirlanmisti.

 

Pontusçuluk etkinliklerinde adi geçen diger bir kisilik de Yunan Ordu Subayi Albay D. Kathoniotis. Ocak 1920’de, Pontus’taki Rum’lari askeri birlikler biçiminde örgütlendirmek üzere Venizelos tarafindan Tiflis ve Batum’a gönderilir. Tiflis’te, 16 Ocak 1920’de Anonya, Kathoniotis ve Ermenistan’i temsilen General Termenesian arasinda imzalanan anlasmayla “Milli Mücadele”ye karsi birlesik cephe olusturacaklarina inanirlar. Böylece doguda bir Rum-Ermeni isbirligi gerçeklestirmege çalistirilmis olur.

 

Pontusçulugun yogunlastigi yerlerden biri de Batum. Tecimen, M. Bünyadoglu’nun önderliginde siyasal ve parasal etkinlikler olusur. Pontusçu çabalar, Ingilizlerin Batum’u isgalleriyle artar. Türk Ordusu’nun terhisiyle el konulan silahlarin tümü Rum ve Ermenilere dagitilir. Ingiliz ve Fransiz subaylar, Islam ve, Bolseviklerle anlasabilecekleri endisesiyle Ermeni ve Rumlari desteklerler.

 

Mondros Ateskesi’nden sonra, Bünyadoglu’nun çabalariyla canlanan “Pontus Cemiyeti”nin ilk üyeleri; Trabzon, Amasya, Samsun ve Kayseri Metropolitleri. Sonradan bu üyeler arttigi gibi cemiyetin Atina, Paris, Londra subeleri de açilarak, 1 Eylül 1920’de Atina’ya ilk resmi gezilerini yapar.

 

Pontus halkini temsil ettigini savlayan bu cemiyet, 23 Subat 1919’da baskan Bünyadoglu, Baskan Yardimcisi E. L. Kolossi ve Genel Sekreter D. Thedidis tarafindan imzalanan ve Istanbul’da Ingiliz Yüksek Komiserligi’ne gönderilen bir önergeyle “Rum Karadeniz Cumhuriyeti” kurulmasi önerilir. Batum’da, Bünyadoglu’nun onbin rublelik payiyla önderligini yaptigi bir “Pontus Bankasi” kurulur. Bu etkinlige, Trabzon ve Samsun halkinin da katilimini saglamak için görevlendirilenler yine Bünyadoglu ve E. Yuvanidis.

 

Pontus Cemiyeti, bir yönden de Karadeniz kiyilarina göçü organize eder. Bu amaçla Batum’da toplanan Rum sayisi onbirbin olur. Bunlarin bir kismi vapurla Istanbul-Kirkkilise üzerinden Selanik’e gönderilir.

 ---------------> sürecek

Toplam 1 Oy Kullanıldı%100%0
Hursit Saral
Özel Üye
Katılım Tarihi:2/2/2008
Aktivite:166
Üye Puanı:456
Durumu : Offline
22.05.2008 10:34:51
 

 

PONTUSÇU ETKINLIKLER – AVRUPA

 

Ermeni ve Rumlar’in ortak etkinlikleri de var. Cenevrede, 1918’de kurulan, “Türklerin Zulmüne Ugramis Milletler Birligi”nin kurulmasiyla, Türkiye karsiti etkinlikler birlesir. Ama bu isbirligi sirasinda sinir çizmemege, özellikle de Trabzon konusunda çatismamaya özen gösterilir.

 

Büyük devlet parlamentolarinda, genel Yunan siyasasini destekleyen milletvekilleri kazanilmaya çalisilir. Özellikle basinda büyük harcamalardan kaçinilmaz. Bati’da Yunan propagandasinin parasal ve içlek büyük destegi olan Sir Basil Zaharof, Rum asilli bir silah tecimenidir. Mugla dogumlu. Avrupa’da sahibi oldugu birçok gazetesi var. Izmir isgalinde, Fransa ve Ingiltere Basbakanlarini ikna etmekte büyük rolü oldugu anlatilir. Sahibi oldugu basin olanaklari, varsilligi ve siyasal gücüyle Yunan siyasasini destekler. Ayni ölçüde destek saglayan bir kisi de Lloyd George’yle iliskileri iyi olan, Bankaci Sir Yorgi Stavidi.

 

Pontusçular, Paris baris Konferansi’nda, Osmanli Devleti karsiti bir andiri verirler. Andirida, Osmanli Devleti’nin yöredeki Müslüman olmayanlara kiydigi, güvensizligin egemen oldugu belirtilmekte; delegelerin dinsel ve insel duygularini sömürmege yönelik propagandalar içermekte. Andiri da sonuç olarak, Pontus Cumhuriyeti’nin kurulmasiyla güvenin gelecegi, Rum göçmenlerin yerlerinde erinçli oturabilecegi belirtilerek büyük devletlerin yardimlari dilenir.

 

Patrikhanenin, Avrupa Rum lobileri ve Yunan Hükümeti parasal yardimlariyla bölgede kurulan ayrilikçi cemiyetler sunlardir:

 

Rum Matbuat Cemiyeti, Rum Cemiyet-i Ticariyesi, Rum Muhacirin cemiyeti, Asya-i Sugra, Rum Cemiyet-i Edebiyesi, Ittihad-i Milli Cemiyeti, Kordus Komitesi.

 

Pontus cemiyetleri tarafindan, Cografi ve tecimsel açidan Samsun Vilayeti’nin baskent olarak seçildigi görülüyor. Böyle olunca da Samsun’da Rum Göçmenlerin yurtlandirilmasi yoluna gidildigi görülüyor. Samsun’da yeni Rum mahalleleri olusturulmaya çalisilir. Çeteler olusturulur.

 

Batum ve Güney Rusya’dan bölgeye Rum göçmenler gönderilerek yerlestirilir. 17 Nisan 1919’da, Rusya’dan getirilen binbesyüz Rum, Samsun’a çikar. Trabzon’a, ateskesin ilk alti ayinda çogu silahli sekizbin Rum göçmen ve 9 Agustos 1919’da Giresun’a sokulmayan yetmisbir Rum getirilir. Bu göçmenleri, Yunan Kizilhaç’indaki Yunan subaylar yerlestirir ve örgütler. Isgal kuvvetlerinin varligi Pontusçuluk etkinliklerine atilganlik ve güç vermektedir.

 

1919 yili mart ayi içinde Merzifon’u ele geçiren isgal kuvvetleri, azinliklarin olumlu gösterileriyle karsilanir. Merzifon Rumcuk köyü yakininda, “Adil ordu, asayis gelecek, Enver pasa’nin zalim hükümeti, ordunun, Ittihat ve Terakki’nin zulmünden kurtulduk” gösterileriyle karsilanan Ingiliz kuvvetlerinin bir kismi Amerikan Koleji yapilarina, bir kismi da daha sonra Kara Mustafa Pasa Ilkokulu olan yapiya konuslanir.

 

I.Dünya Savasi’nda Din degistirip Müslüman olan Rum ve Ermeniler, Isgalciler gelince hükümete basvurarak, eski adlarini ve inançlarini yeniden alirlar.

 

 

TÜRK DIRENIS ÖRGÜTLERI

 

Pontusçu etkinliklere karsilik kisa sürede karsi devinimler dogmaya baslar.

 

Ulusal Savasim sirasinda kurulan ilk direnis örgütlerinden biri, “Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti” olur. Kisa sürede güçlenerek Rize subesini de kurar. 13 Subat 1919’da ilk kongresini yapan subenin ilk kuruculari: Mataracizade Mehmet Bey, Tuzcuzade Süleyman Tevfik bey, Lazoglu Mustafa Efendi, Mataracizade Hakki Bey, Güvelioglu Ahmet Efendi ve Haciömeroglu Ahmet Efendi’dir.

 

Rize’de, Ahmet Tevfik ve Alipasazade Celal bey’lerin önderliginde, “Lazistan Tekâmül-ü Milliye Cemiyeti” adi altinda bir baska cemiyet daha kurulur.

 

ERZURUM KONGRESI – LAZISTAN DALEGELERI

 

Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’nin sancak ve kaza örgütlenmesine baslandigi günler, 10 Mart 1919’da, “Vilayet-i Sarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti”nin Erzurum subesi kurulur. Ilk kongresini 17 Haziran 1919’da yapan örgüt, bölge çapinda bir kongre düzenlenmesi karari alir. Kongreye, yörenin en güçlü örgütü olan Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’nden de delege çagrilir.

 

Erzurum Kongresi, önceden belirlenen tarihten üç gün sonra 23 Temmuz 1919’da toplanir. Ellialti delegenin yaptigi kongre çalismalarinda Trabzon’u yirmi dolayinda delege temsil eder. Bunlardan Sada-i Millet Gazetesi’nin sahibi Hoca Necati Efendi ile Abaza Hakki Efendi, Lazistan’dan seçilenler’dir.

 

Erzurum Kongresi’ne merkezden katilan delegelerle Trabzon ve Lazistan delegeleri arasinda, kimi zaman çok önemli konulari içeren anlasmazliklar çikar. Birinci Büyük Millet Meclisi’ndeki, Birinci Grup-Ikinci Grup çatismasinin ipuçlarini da veren bu anlasmazliklarin ilki, kongre divan baskanliginin seçimine iliskindir. Lazistan delegeleri, Trabzon Vilayeti’nden gelen öteki delegeler gibi, divan baskanligina Mustafa Kemal’in gösterilmesine karsi çikarlar. Onlara göre, Böylesi ünlü ve sivri bir adin daha ilk agizda öne çikmasi, dikkatlerin Erzurum Kongresi’ne çekilmesine yol açacaktir. Bu delegeler, kongrenin, merkezi Istanbul’da bulunan “Vilayet-i Sarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Örgütü” adina toplanmasini da hos karsilamazlar. Üyesi olmadiklari bir örgütün kongre delegesi olmayi uygun bulmazlar.

 

Görüs ayriliklari ve tartismalara yol açan bir baska konu da, Erzurum merkez kabul edilerek olusturulan ve Istanbul’la baglantisi kesilen yeni örgütün vilayet ve kaza yöneticilerinin kimlerden olusacagidir. Kongrede, Mustafa Kemal’in görüslerini yansitan Hüseyin Rauf Bey’le, öbür bazi üyeler; vali ve kaymakamliklarin ayni zamanda örgüt sube yöneticiliklerini de üstlenmesi gerektigini savunurlar. Buna karsi olan Karadeniz delegeleri ise her basamaktaki örgüt yöneticisinin seçimle is basina gelmesini isterler. Tartismalar, bu konuda görüsbirligine varilamadigi için olusturulan ‘özel komisyon’da da sürer. Agirlikli görüs; tabandan gelen baski nedeniyle, seçim yönünde olur. Mustafa Kemal, Hüseyin Rauf bey’i uyarir ve konu, Karadeniz delegelerinin egilimi dogrultusunda karara baglanir.

 

Anlasmazligin önemli boyutlarda oldugu, kimi Trabzon delegelerinin, Erzurum Kongresi Kararlari’ni imzalamamasiyla bir kez daha su yüzüne çikar. Delegeler Trabzon’a döndüklerinde, kongredeki tutumlari nedeniyle bazi yöneticilerin baskilarina da ugrarlar. Nitekim 4–11 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’ne, Karadeniz yöresinden yalnizca bir delege katilir. Bu gerginlik, 23 Nisan 1920’de Birinci Büyük Millet meclisi’nde de sürer. Bazi Trabzon ve Lazistan milletvekilleri, Mustafa Kemal’e çesitli konularda muhalefet etmesiyle taninan “Ikinci Grup”un çekirdegini olustururlar. Ancak bunlardan farkli davranan Lazistan milletvekilleri de var. Osman Nuri Bey, Mustafa Kemal’in çok yakin arkadasidir. Sovyet Rusya’dan gelen silah ve cephane yardiminin, Ankara’ya ulastirilmasinda etkin rol üstlenir. Ikinci grup diger Lazistan milletvekilleri ise gerek seçim yasasinin görüsülmesi sirasinda gerekse “Saltanatin Kaldirilmasi” konusunda Mustafa Kemal’le görüs ayriligina düserler. Bunlardan Ziya Hursit Bey, Mustafa Kemal’e suikast düzenlenmesi olayinda suçlu bulunarak, 1926’da idam edilir.  



HURSIT SARAL                                                          


                                                                *************


* Arkadaslar; dikkat ederseniz bölgeye iliskin olarak "Hemsinliler"den söz etmedim. Çünkü, "Hemsinliler" konu basligi ayri bir bölümde ve genis sigali olarak, kitabimin ikinci bölümünü olusturmaktadir. H.S.

<---- sürmeyecek----->


********************************************************************************************************** 


      

Toplam 1 Oy Kullanıldı%100%0
Hursit Saral
Özel Üye
Katılım Tarihi:2/2/2008
Aktivite:166
Üye Puanı:456
Durumu : Offline
22.05.2008 10:35:38
 KAYNAKÇA

 

  • Âdem Isik / Antik Kaynaklarda Karadeniz Bölgesi
  • Ahmet Vefik Pasa / Lehçe-i Osmanî
  • Ali Araslan / Tarih Boyunca Balkanlardan Kafkaslara Türk Dünyasi Semineri, Birinci Dünya Savasinda Batum’un Statüsü
  • Ali Gündüz / Hemsinliler
  • Ali Tayyar Önder / Türkiyenin Etnik Yapisi
  • Artvin Il Yilligi / 1973
  • Bilal N. Simsir /
  • Bryer, Anthony / Davit Winfield, Topography Of The Pontus
  • Büyük Sovyet Ansiklopedisi, “Hemsinliler” maddesi
  • Cemal Sener / Topal Osman Olayi
  • Claude Cahen / Pre Otoman
  • Dimitri Kitsikis / Türk Yunan Imparatorlugu
  • Dr. Nuri Yazici / Milli Mücadelede Pontuscu Faaliyetler
  • Evliya Çelebi Seyahatnamesi
  • F. U. Uspensky / Trabzon Imparatorlugu tarihinden Görüsler
  • Fahir Armaoglu / Siyasi Tarih
  • Faruk Sümer / Oguzlar
  • G. Hovsepyan / Konular ve Arastirmalar
  • Georges Dumezil /
  • H. Acaryan / Ermeni Lehçe Bilimi
  • H. Acaryan / Hamsen Lehçesi Arastirmasi
  • H. Markward / Gürcü Bagraditlerin Kökeni
  • H. Muradyan / Hamsenli Ermeniler.
  • H. Nalbantyan / Ermenistanda Arap Vostikanla
  • H. Tasyan / Karadediz’den Erzurum’a kadar Ermeni Nüfusu
  • H. Voskyan / Yukari Ermenistan Manastirlari
  • Hale Soysu / Kavimler Kapisi
  • Halit Özdemir / Artvin Tarihi
  • Heredotos / Historia
  • Hilmi Uran / Hatiralarim
  • Hovhan Mamikonyan / Mus Tarih
  • I. Gevond / Gevond Tarihi
  • I. Hakki Akyol / Timar Rejiminin Bozulmasi, AÜ, DTCF Dergisi
  • I. Kayabali – C. Arslanoglu
  • Ibrahim kafesoglu / Türk Milli Kültürü
  • Ikdam Gazetesi / Anavatana Ilhak, 17 Agustos 1334
  • K. Koch / Ararat
  • Kazim Karabekir
  • Kemal Karadenizli / Trabzon Tarihi
  • Kutsal Hakop Manastiri Elyazmalari Ana Kütügü
  • Laszlo Rasony / Tarihte Türklük
  • Levon Haçikyan / Hamsen Ermenileri Tarihindan Sayfalar
  • M. Adil Özer / Artvin ve Çevresi Savaslari
  • M. Adil özer / Çoruh Ili Ile Bir Arada Bugünkü Savsat
  • M. Fahrettin kirzioglu / I. Selim Çaginda Hopa ve Arhavi Köyleri
  • M. Fahrettin Kirzioglu / Kipçaklar
  • M. Fahrettin Kirzioglu / Osmanlilarin Kafkas Ellerini Fethi
  • M. Hersky / Y. Jolan Ansiklopedisi, Lazlar Maddesi
  • Marr N. / Türk Lazistan Gezisinden Izlenimler ve Gözlemler
  • Mastotz Matenadaran Elyazmasi
  • Mehmet Bilgin / Dogukaradeniz
  • Micharl T. Mecker / Karadeniz Türkleri Irksal ve Kültürel Geçmislerine Bir bakis
  • Münir Yilmaz Avci / Lazuri Nenaçkina
  • N. Adontz / Jüstinyen Döneminde Ermenistan
  • N. Berdzenisvili – S. Canasia / Gürcistan Tarihi
  • Nihat Erim / Devletlerarasi Hukuk ve Siyasi Tarih
  • Nikomedia ve Çevresi Ermenice Elyazmalari Dizini
  • Nimet Kurat Akdes / Peçenek Tarihi
  • Osman Turan / Trabzon Tarihi
  • P. H. Voskyan / Ermeni Beyleri Üzerine Arastirmalar
  • P. Minas Biziskyan / Karadeniz Kiyilarinin Tarih ve Cografyasi
  • P. Tumayantz / Pontus Ermenileri
  • Rui Gonzales de Clavijo / 1403–6 Yillari Arasi Yolculuk Günlügü, Timur’un Sarayina Dogru
  • Rüdiger Beninghaus / Zur Herkunft Identitat Hemsinli
  • S. Esin Derinsu Dayi / Kars-Ardahan-Batum’da Milli Teskilatlanma, Dok. Tez.
  • S. Haykuni / Hamsen
  • S. Haykuni / Trabzon Ermeni Köylüleri yasami
  • Salahi R. Sonyel / Türk Kurtulus Savasi ve Dis Politika
  • Selahattin Tansel / Mondrostan Mudanyaya Kadar, I
  • Taner Tarhan / Eski Çaglarda Kimmerler Problemi
  • Tatarlar Tarihçisi Hetum
  • Tayip Gökbilgin / XVI. Yüzyil Baslarinda Trabzon Livasi ve Dogukaradeniz Bölgesi
  • Tuncer Baykaral / Anadolunun tarihi Cografyasina Girisi
  • Türk Silahli Kuvvetler Tarihi / Osmanli Devri, 1877–78 Osmanli-Rus Harbi
  • Vehbi Cem Aksun / Kurtulan Merzifon
  • Veysel Atacan / Hemsin Bölgesi Osmanli Mezar Taslari
  • Yurt Ansiklopedisi, Artvin Maddesi
  • Yurt Ansiklopedisi, Rize Maddesi
  • Zeki Velidi Togan / Sakalar

HURSIT SARAL

Hiç Oylanmadı
Önceki
Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Dogudanbatiya.com ve yöneticileri sorumlu tutulamaz.
Ana Sayfa      Biz Kimiz?      Bize Yazın.     Tavsiye Edin.     Sıkça Sorulan Sorular     Site Kuralları     Linkler