| YAZAR | MESAJ |
Güray GÜMÜŞ Yönetici |
 |
| Katılım Tarihi:11/15/2007 |
| Aktivite:549 |
| Üye Puanı:1453 |
| Durumu : Offline |
|
12.05.2008 19:57:03 |
Bakın Ulu Önderimiz, millet kelimesini nasıl açıklamış;
Zengin bir hatıra mirasına, birlikte yaşamak hususunda ortak istekte samimi olmaya, sahip olunan mirasın korunmasını birlikte sürdürebilmek konusunda iradelerin ortak bulunmasına, gelecekte gerçekleştirilecek programın aynı olmasına, birlikte sevinmiş, birlikte aynı ümitleri beslemiş olmaya" haiz bulunan kişiler bir milleti oluşturur.
Lütfen bana söyleyin, bu sözlerin neresinde ırkçılık var ? Kafatası avcılığıyla nasıl bir ilişki kurabiliyorsunuz ? |
 |  | | Toplam 1 Oy Kullanıldı |  | %100 |  | %0 |
|
|
|
TAYFUN --- Özel Üye |
 |
| Katılım Tarihi:2/1/2008 |
| Aktivite:61 |
| Üye Puanı:119 |
| Durumu : Offline |
|
12.05.2008 20:06:03 |
| Bu aralar pek sık giremesemde siteye (malum dünya işleri) beni tanırsınız, bilirsiniz. Bora arasan ın dediği gibi olayın ana fikrine dönecek olursak, başlık zaten anlamsız. nedenmi?Birincisi Türk Turan birliği diye bir şey olmaz Büyük Turan emeli olur ve oda Türklere has bir olgudur. Yani Japon Turan birliği, Hint Turan birliği, Afgan Turan birliği olmayacağına göre, Turan zaten Bitişik coğrafyalardaki Türklerin birliği anlamına gelir. İkincisi ise Türk İslam birliği yada Türk İslam sentezi veya Türk İslam anlayışı denilen saçmalıktır. Hatta bu konuda bir çok ülküdaşımla dahi ayrılığa düşmüşüzdür, ve sorduğum şu soruya'da cevapa alamadan konu hep kapatılıp gitmiştir. Türk İslam birliği olursa, Endonezya İslam birliğide olurmu? yada Arap islam birliği? yada yada dahada marjinalleşirsek Zenci İslam birliği?(Orta Afrikalı dindaşlarımızdan bahis ediyorum) yani IRK'i İslam birliği olabilirmi? diye sorarım hep ve yanıtınıda alamam. Bu en başta mukaddes dinimize bir menfi bir atıf'tır, Ayrılığı, nifakı tetikler. Olmaz böyle bir şey, saçmalığın daniskası. Hem Kray'lara, Gagavuzlara ve bilimum gayri müslim Türklere karşı en azından amiyane tabirle AYIP etmiş olmazmıyız? Ki bu insanlar, bu kavimler bana, bir çok arap müslümanlarından daha makbuldürler, daha bendendirler. Şöyle bitireyim...Büyük TURAN'a evet, Türkleri sadece İslam sentezi ile kavrayıp o anlayışı öne sürmeye hayır. Turan olsun ama isteyen Kuran'ı, isteyen İncili isteyende istediğini okusun uygulasın, hatta ister muhafazakar, yada isterse devrimci olsun. |
 |  | | Toplam 4 Oy Kullanıldı |  | %100 |  | %0 |
|
|
|
A. Safak Tomruk Özel Üye |
 |
| Katılım Tarihi:2/1/2008 |
| Aktivite:216 |
| Üye Puanı:499 |
| Durumu : Offline |
|
12.05.2008 20:11:09 |
Alıntı: Lütfen bana söyleyin, bu sözlerin neresinde ırkçılık var ? Kafatası avcılığıyla nasıl bir ilişki kurabiliyorsunuz ?
Tabiki yok. Atatürk milliyetçilik felsefesinde sadece fasist nationalizme olanak tanımamıştır. Bütün milli akımlara saygı ile yaklaşmıştır. Bundan fazlasına ve radikalleşmesine ilgi göstermemiştir.
|
 |  | | Toplam 2 Oy Kullanıldı |  | %100 |  | %0 |
|
|
|
Hursit Saral Özel Üye |
 |
| Katılım Tarihi:2/2/2008 |
| Aktivite:166 |
| Üye Puanı:456 |
| Durumu : Offline |
|
12.05.2008 21:53:50 |
Arkadaşlar,
Türk- Turan Birliğinden ve Türk -İslam Birliğinden söz etmeden önce, Türk-İslam Sentezi'nden söz etmek istiyorum.
Türk-İslam Sentezi:
68 kuşağının dünyada ve ülkemizde yarattığı sol rüzgara karşı; özellikle abd'nin soğuk savaş stratejisi gereği ülkemizde karşıdüşünce adına oluşturduğu bir kavramdır.
Yükselen sol değerlere ve buna koşut olarak abd düşmanlığına karşı; abd sürümlü yeni bir düşman yaratma siyasası gereği Türk İslam Sentezi kurulageldi. Düşün yaşantımıza. En büyük düşman olarak Komünizm işlendi beyinlere, öyle ki, birkaç yılda abd'nin dünya jandarmalığı adına yaptığı insanlık dışı kıyımlar görülmemeğe başlandı. Varsa yoksa komünizm. Anında kömünizmle mücadele cemiyetleri kuruldu. Mantar gibi. Nedense bu Türk-İslam Sentezi asal düşman olarak hep sscb'yi gösterirken, ağızlarından bir kez olsun abd karşıtı söz çıkmadı.
Türk-İslam Sentezi'nin bilimsel anlamda da bir geçerliliği yok. Bir insan hem Tanrıdağı denli Türk olup aynı anda Hıradağı enli müslüman olamaz. çünkü birinde tekleşme ve netleşme diğerinde eritme ve yeniden şekillendirme var. Birisi sosyolojik bir olgu diğeri felsefik-kelamik bir olgu. Üstelik tarih boyunca Pers ülkesinden, Arap denizlerine dek, Şam-Kahire-Cezayir haritaları boyunca, islam adına özümlenen Araplaşan Türkerle doludur. Koca coğrafya. Ulusal bağ ile inanç birlikte anlamlandırılamaz.
Çünkü akış yatakları farklı.
insan herbirini kendi akacında yaşamalı. İnanç ta, ulusal bağlılık ta gönülden bağlılık işidir. İnsan, inancı farklı olsa da benimsediği bir ulusa bağlanabilir. sevinciyle sevinir, tasasıyla kederlenir.
Hem unutmamak gerek; Dünyada ençok inanç değiştiren ulusların başında Türkler var, ama en çok devlet vareden de Türkler.
Dünün Türk-İslam Senezcilerin kuramsal köşe taşları olan, Kubbealtı Cemiyeti, İlim Yayma Cemiyeti, Yazarlar Vakfı'nın, bugün neyi savunduğunu hepimiz biliyoruz.
Tüm bu yazdıklarımdan ötürüdür ki, bir Türk -Turan Birliği utopyasının olabilirliği, Türk-İslam Birliği uyopyasından onlarca kez daha gerçekçi bir yaklaşımdır.
Hem önümüzde canlı örneği var; "Avrasya Birliği" belki de bu utopyanın çekirdeğini oluşturur. ab de, Çelik Birliği'yle başlamamış mıydı?
Hoşçakalınız.
* Ülkücü kardeşlerimiz içinde, bana göre bu konuda en tutarlı sözleri Tayfun kardeşim söylemekte.
|
 |  | | Toplam 1 Oy Kullanıldı |  | %100 |  | %0 |
|
|
|